Etiketlenen üyelerin listesi

Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    aSk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    aSk

    Fransız İhtilali veya Fransız Devrimi -Fransız Devrimi'nin sonuçları


    Fransa'daki mutlak monarşinin devrilip, yerine cumhuriyetin kurulması ve Roma Katolik Kilisesi'nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Avrupa ve Batı dünyası tarihinde bir dönüm noktasıdır. Milliyetçilik akımını başlatan en büyük etkendir.

    Fransız Devrimini Hazırlayan nedenler

    Fransız halkı önceki döneme göre büyük bir evrim geçirmektedir. Halk bilinçlenmekte sarayın, kralın, seçkinlerin denetiminden çıkmaya başlamıştır. Şehirlerde yaşayan pek çok burjuva büyük bir atılım içinde bulunmaktadır. Kitaplar yaygınlaşmakta aileler çocuklarını üniversitelere göndererek sağlam bir gelecek kurma yolunu tutarak kültürel seviyeyi yükseltmekteydi. Bağımsız yayıncıların çıkarttıkları gazete, bildiri ve broşürler, kitlesel bilinçlenmeye yol açmaktadır. Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.

    Toprak sahipleri ve soylular, ayrıcalıklarını korumaya çalışmakta; bu sebepte burjuvaların soylu tabakasına geçmesini engelleyecek barikatları yükselmekteydi. Soylular statülerini koruma hevesindeyken, burjuvalar da ekonomik olarak güçlenmelerine rağmen toplumsal halklarda söz sahibi olamamaktan şikâyetçiydi. Kırsal nüfus ise üzerindeki vergi yükünün hafiflemesini istemektedir.

    Devrimci düşünce, ülkede köklü yapısal değişikliklere gitmek gerektiğine inanan katmanlar arasında yayılmaya başlamıştır. Merkezi otorite ülkenin içinde bulunduğu evrimsel süreci kavrayamamış ve eski yöntemlerle sorunları halletme yoluna yönelmek istemiştir. Oysa özellikle burjuva İngiliz devrimini etkisiyle geçici çözümle yetinmek değil kitlesel olarak İngiliz modelindeki gibi ‘parlamenter monarşi rejimi’ altında yönetime katılmayı arzulamaktaydı.


    Devrimin düşünsel nedenleri

    Toplum büyük bir hızda değişiyor bunun altında da ‘aydınlanma filozoflarının' büyük etkisi bulunmaktaydı.Aydınlanma felsefesi, mantığın, köklü gelenekleri ve siyasal rejimin mutlakıyetçi eğilimlerini ortadan kaldırmayı emrettiğine kanaat getirmiştir. Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanda olması gerektiği fikrini savunmakta. [1]Descartes, daha XVII yy, aklın ve eleştirel zihniyetin üstünlüğüne baskı yapmış, Montesquieu ise, yasama erkinin halkı temsil eden vekiller aracılığı ile kullanılmasını ve güçler ayrılığı ilkesinin hayata geçirilmesini önermiştir. Voltaire ' e göre kral, filozoflardan kurulu danışmanların örgütüne uyarak toplumu aydınlatmayı hedeflemeli, İngiliz modelini benimseyerek, parlamenter bir sistemin kapılarını açmalıydı. Rousseau, insanların doğuştan eşit olduğuna inanmakta, çoğunluğun iradesinin (halk egemenliği) siyasal rejim hâkim olması gerektiğini vurgulamaktaydı. Diderot ile d’Alambert ise yasa önünde eşitlik, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi talepleri dillendirmekteydi

    Aydınlanma filozoflarını etkilerini yanında İngiliz Halklar bildirgesi gibi metinler ve bunların temelini oluşturan John Locke’nin fikirleri ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesindeki dile getirilen demokratik ilkeler ve liberal ekonomi fikirleri burjuvaları hareketlendirmiştir. Fransızlar dışarıdan gelen fikir ve hareketleri içselleştirerek ihtilale zemin hazırlamışlardır:

    İhtilalin Ekonomik Sebepleri

    Devrim den önceki yıllar Fransız ekonomisi için pek de parlak sayılmamaktadır. Gelişen ticaret, savaşlar sebebiyle yavaşlama yöne kaymış, köylü mahsulünden beklenen verimi alamayarak büyük sıkıntılarla karşılaşmıştır. Ayrıca, tek kıtlıkla, açlığa kadar dayanan sorunlarla karşılaşmışlar tek çözüm yolu olarak kıta şehirlere göç etme yolunu tutmuşlardır fakat şehirlerde de onları parlak bir yaşam beklememektedir; artan nüfusun ihtiyacını şehirler karşılayamaz duruma gelmiştir. Nüfus artması doyurulması gereken insanların çoğalmasına sebep olmuştur. Gelenlerin işsizlik sorunuyla da karşılaşması, istihdam olanağı bulamamaları toplumsal sorunların artmasına neden olmuştur. Aslında Fransa’nın ekonomisi pek çok çağdaş devlete göre ileri sayılmaktaydı; fakat önceki dönemlerle karşılaştırıldığında görülen fark edilir gerileme halkı panik içine sokmuştur. [2] Halkın içinde bulunduğu ekonomik sorunlar vergilerin düzenli olarak ödenmemesine yol açmış devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin sekteye uğraması hazineyi büyük bir bunalıma sürüklemiş, uzayan savaş maliyetlerinin fazla olması ve teknolojinin gelişmesiyle savaş masraflarının artması, birde saray masraflarının aşırılığı sebebi ile devlet iflasın eşiğine gelmiştir. Bu sebepten kral vergilerin arttırılması ve yeni vergiler konması yolunu tutmuş bu plan dahilinde tüm toplumunda vergilerin yaygınlaşması düşüncesi ortaya çıkmış. Paris parlamento’su da bu yeni vergi aleyhlerine onay vermeyerek genel meclisin Etats Generaux'un toplanmasını istemiştir.


    Fransa, Kuzey Amerika’daki tüm kolonilerini 1763 tarihinde, Yedi Yıl Savaşları sonunda imzalanan [[Paris Antlaşması (1763)Paris Antlaşması ile İngiltere'ye kaptırmıştı. İngiltere, Yedi Yıl Savaşları'nın mali yükünü, yeni vergilerle kolonilerden çıkartmaya kalkışınca; bu durum Kuzey Amerika kolonilerinde huzursuzluk yaratmıştı. 1774 yılında Onüç Koloni'nin başlattığı Amerikan Bağımsızlık Savaşı 1776 yılında bağımsızlık ilanıyla sürmüştü. Fransa ise bu çatışmalara büyük boyutlarda mali destek vererek dolaylı olarak katılmıştır.

    Bu savaş harcamaları ve giderek artan saray masrafları dolayısıyla Fransız monarşisi de mali yönden tükenmişti.
    États généraux'nun yeniden toplanması

    1789 yılında XVI. Louis, soyluları toplayıp toprak mülkiyeti üzerinden vergi alınmasını istediğinde; soylular, parlamentonun toplanmasını istediler. 1614 yılından beri toplanmamış olan parlamento, soylular, din adamları ve halktan seçilen üç kamaradan oluşuyordu.

    Parlamentonun toplanması, toplumsal yapıdaki çelişkilerin de ortaya çıkmasına neden oldu. Bir yanda soyluların ve din adamlarının ayrıcalıklı durumu diğer yanda da burjuvazi ve halktan temsilcilerin arasında parlamentoda ciddi sorunlar ortaya çıktı.

    18. yüzyılın başlarından beri Fransa dış ticaretinin kat kat artması, varlıklı bir burjuvazi oluşturmuştu. Bu sınıflar, artık sahip oldukları ekonomik güce karşılık gelecek bir politik güç istiyorlardı. Feodal yapının ve monarşinin kaçınılmaz sonucu olan sosyo-ekonomik sınırlamaların kaldırılmasından yanaydılar.

    Serment du Jeu de paume
    Parlamentonun toplanmasıyla orta sınıftan halk, özellikle varlıklı sınıflar, monarşiye karşı savaş açtılar. Bir anayasayla monarşinin yetkilerinin sınırlandırılmasını, iç gümrük duvarlarının kaldırılarak iç ticaretin serbestleştirilmesi, vergilerin yeniden düzenlenmesi ve yönetimde daha fazla hak elde etme talebinde bulundular.

    Bu talepleri 16. Louis kabul etmedi. Orta sınıf, peşine halktan diğer unsurları da katarak 14 Temmuz 1789 günü Bastille hapishanesine saldırdı. Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salındı.

    Fransız Devrimi 1789-1815 yılları arasında beş farklı dönem yaşayarak devam etti.

    Hizipler
    Fransız Devrimi'nde çok farklı kesimler rol almıştır. Paris yoksullarının temsilcileri kendilerine Enragee (öfkeliler) adını vermişlerdi. Heberistler de yoksullara yakın ve radikal bir kesimi oluşturuyordu. Devrimi bir halk hareketinden çok salt bir ilerleme olarak anlayan üst kesim temsilcileri iki kanada bölünmüştü. Jakobenler radikal ilerlemeci, Jirondenler ise liberal ve ılımlı ilerlemeciydi. Jakobenler de daha sonra bölündü ve Danton ayrı baş çekti. Jakobenlerin içindeki en sertlik yanlıları Robespierre ve San Just'tu. San Just, "Hürriyetin istibdadını istiyoruz" paradoksal sözleriyle ün salmıştır.


    Meşrutiyet Devri (1789-1792)

    Bastille Baskını

    14 Temmuz 1789'da Paris'liler Bastille Hapishanesi'ne hücum ettiler. Bu genel ayaklanmanın ardından (1791) yılında bir kurucu meclis toplandı ve İnsan ve Yurtdaş Hakları Bildirisi yayınladı. Ardından da ulusal egemenliğe dayanan bir anayasa hazırlayarak monarşinin yetkilerini sınırlandırdı. Bu anayasa, halk tarafından seçilecek bir parlamentonun yasama ve yürütme yetkilerini kralla paylaşmasını öngörmekteydi.

    Kanunları hazırlamak, bütçeyi tasdik etmek ve hükümetin icraatını kontrol etmek görevleri meclise verildi. Ayrıca İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin esasları uygulamaya konuldu.

    İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin uygulamaya konulması ve bir halk meclisinin yürütme erkini ele alması, Fransa’da feodalite kurumları yıktı. Zaten halk yığınlarındaki soylulara karşı gelişen öfke, pek çok soylunun topraklarını bırakarak diğer Avrupa ülkelerine kaçmalarına yol açtı.

    Fransa’daki tüm bu gelişmeler, tüm Avrupa açısından çok önemli sonuçlar doğuracak, sadece gelecek yılların değil, yüzyılların da içsel dinamiklerini kökten değiştirecekti.

    Avrupa’da herkes, feodal sınırlamalardan kurtulan bir Fransa ekonomisinin büyük bir gelişme göstereceğini,bunun ise Fransa’yı, uluslararası ticaret alanında rekabet edilmesi çok zor bir güç haline getireceğini öngörebiliyordu. Üstelik böylesi bir ekonomik büyümenin, eskisinden çok daha güçlü bir Fransız askeri gücünü besleyebilecek durumda olması, kuvvetle muhtemeldi.

    Öte yandan Fransa’da ortaya çıkan, insan haklarından, eşitlikten ve özgürlükten yana bu düşünce hareketinin tüm Avrupa’ya yayılması ve mevcut monarşilerin geleceğini tehdit etmesi kaçınılmazdı.


    Kadınların Versay Sarayı'na yürüyüşü
    Başlarda burjuvazi, kralı ve liberal görüşlü soyluları safına çekerek Fransa’nın toplumsal ve ekonomik yapısında, her üç tarafın da çıkarlarına olan düzenlemeleri yapmak hesabındaydı. Ama böylesi müttefikler bulamadı karşısında. XVI. Louis, yetkilerinin sınırlanmasına razı olmamakta direndi. Ayrıca o tarihlerde Fransa’da liberal aristokratlar yoktu, hepsi tutucuydu ve eski düzenin geri gelmesini istiyorlardı.

    Bu durumda hem kral hem de soylular, Habsburg hanedanından imparator II. Leopold’e güveniyorlardı. II. Leopold, 1791 yılında, diğer Avrupa devletlerince de desteklenecek olursa, Fransız Devrimi'ne karşı askeri güç kullanılabileceğini duyurdu. II. Leopold, aynı zamanda Fransa kraliçesi Mari Antoniette’nin kardeşiydi.

    Kralın mutlakıyet idaresini yeniden kurmak için içerde isyan çıkartması, dışarıda ise Fransa'nın düşmanlarıyla işbirliğine gitmesi sonucu, 1792'de cumhuriyet ilan edildi.

    Fransız Devrimi cumhuriyeti ilan etmek isteyen bir çok ülkeye örnek olmuştur.


    Eylül Katliamı
    Fransa Kralı XVI. Louis görevlerinden mahrum bırakıldıktan ve ailesi tutuklandıktan sonra Fransız halkının büyük bir kısmı, kraliyet yandaşlarının ayaklanacaklarına inanmıştı. Radikaller bu gibi komplocuların öldürülmesini istemişlerdi. 2 Eylül 1792'de Parislilerden oluşan silahlı bir grup hapishaneden diğer bir hapishaneye nakil taşıyan konvoya saldırmış ve mahkumları öldürmüştü. Bunun üzerine Paris, Lyon, Versailles, Orleans gibi yerlerde kalabalık kitleler hapishaneleri bastılar ve mahkumları imha ettiler.



    Vendee isyanı
    Sadece 1793 ile 1794 yılları arasında (Jakoben devrimci diktatörlüğü) 18000 ile 40000 arasında kişi Giyotin ile idam edildi.Cumhuriyet yönetimi milli birliği sağladı ve dış tehdidi etkisiz hale getirdi.21 Ocak 1793'te dış güçlerle ittifak yaptığı için kral XVI. Louis idam edildi.16 Ekim 1793'te kraliçe Marie Antoinette vatan hainliği suçundan idam edildi.

    Terör Dönemi
    1793-1794 yılları arasında kalan bu döneme Terör Dönemi de denmektedir.

    Cumhuriyet esaslarına göre yeni bir anayasa hazırlandı.Fakat yasanın gerekleri yeterince ve ağırlaşan şartlar sebebiyle tatbik edilemedi. Zamanla ekonomik durumları normale dönen ve mali açıdan güçlenen halk temsilcileri, parlamentoda çoğunluk sağladılar ve ağır tedbirlerin kaldırılmasını istediler. Böylece 1795'te Direktuvar idaresi yapıldı.

    Bu dönemde icra kuvveti Beşyüzler ve İhtiyarlar Meclisi tarafından seçilecek beş direktuvara bırakıldı. Yasama yetkisi Beşyüzler Meclisi'ne verildi. Milli hâkimiyet esaslarının kullanılması cumhuriyet dönemine göre daha azaltıldı. Millet Meclisi seçimlerine katılmak zengin olmayı gerektirdi. Sonuçta: Devlet yönetimi güçleşti, meclisler arasındaki düşmanlık duyguları arttı, ordu, meclis kavgalarına ve siyasete girdi. Neticede konsüllük idaresine geçilmesine karar verildi.


    Konsül hükûmeti (1799-1804)

    1799'da konsüllük idaresi kuruldu. Bu idarede beş direktuvarın yetkileri üç konsüle devredildi ve tüm yetkiler biriinci konsülde toplandı. Birinci konsül de General Napolyon Bonapart oldu. Konsül yönetimine geçişe yol açan darbe, Marksist terminolojide burjuva devrimci döneminin sonu olarak değerlendirilir. Bu idare 1804 yılına kadar devam etti. Bundan sonra imparatorluk idaresi başladı.

    Fransız Devrimi'nin sonuçları

    Yıkılmaz diye düşünülen, hatta egemenlik hakkını Tanrı'dan aldığı iddia edilen mutlak krallıkların yıkılabileceği ortaya çıktı.
    İlkel şekli Yunan şehir devletlerinde, gelişmiş şekli İngiltere ve ABD'de görülen demokrasi, Kıta Avrupası'nda da gelişmeye başladı ve Batı medeniyetinin vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi.
    Egemenliğin halka ait olduğu kabul edildi.
    Milliyetçilik ilkesi, siyasi bir karakter kazanarak, çok uluslu devletlerin parçalanmasında etkili oldu.
    Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.
    Şahsi güçlere, zekâya ve girişim yeteneğine ortam hazırladı.
    Fransız İhtilâli, sonuçları bakımından evrensel olduğundan Yeniçağ'ın sonu, Yakın Çağ'ın başlangıcı kabul edildi.
    Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.
    İnsan Hakları Bildirisi, Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye dönüştürüldü.
    Fransız İhtilâli'nin yaydığı fikirlere karşı İhtilâl Savaşları (1792-1815) başladı. Önce Fransa ile Avusturya ve Prusya arasında başlayan bu savaşlara İngiltere ve Rusya'da katıldılar. Savaşlar Napolyon'un yenilgisiyle sonuçlandı. Viyana Kongresi ile Avrupa'nın siyasi durumu yeniden düzenlenmiştir.(1815)

  2. #2
    aSk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    aSk
    Fransız İhtilalı

    İhtilalın Nedenleri

    Koyu bir mutlakıyetle yönetilen Fransa da kralın halka baskı yapması,
    Kralın yedi yı l savaşlarından sonra bozulan ekonomiyi düzeltmek için halka koyduğu vergileri tepkiyle karşılanması ,
    Halkın sınıflara ayrıldığı Fransa da soyluların ve din adamlarının vergi vermemesi ,
    İngiltere ve ABD de meydana gelen demokratik gelişmelerin Fransız halkını etkilemesi ,
    Fransız aydınlarının yazdıkları eserlerde yönetimi eleştirerek halkı aydınlatması ,

    İhtilalın Başlaması ve Gelişmesi

    Fransa Kralı Lui ‘nin ekonomik durumu düzeltmek için topladığı Etajenerö meclisinde halk temsilcileri ile soylular ve din adamlarının temsilcileri arasında anlaşmazlık çıktı. Anlaşmazlık üzerine kralın meclisi kapatarak bazı kişileri tutuklatması nedeniyle halk, bastil hapishanesini basarak tutukluları serbest bıraktı (14 Temmuz 1789). isyan bütün ülkeye yayıldı ve oluşturulan kurucu meclis soyluları ve rahipleri ayrıcalıklarına son verdi. İnsan ve Vatandaş hakları bildirgesini ilan etti.

    Fransız İhtilal inin Sonuçları

    Fransa da eşitlik ilkesi kabul edilerek soyluların ve rahiplerin ayrıcalıklarına son verildi .
    Egemenlik hakkını Tanrıdan aldığını mutlak krallıklarının yıkıla bileceği anlaşıldı ve ulusal egemenlik fikri ortaya çıktı.
    Fransa da halkın millet bilincine ulaşması milliyetçilik akımını ortaya çıkardı .
    İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirgesi yayınlandı .
    Demokratik yönetim özgürlük, kanun üstünlüğü , eşitlik , liberalizm ,ulusçuluk gibi kavramlar gelişti ve yaygınlaştı .
    Fransız İhtilalı ortaya çıktığı evrensel sonuçlar itibariyle yeni çağın sonu yakın çağın başlangıcı kabul edilir .

  3. #3
    aSk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    aSk

    Fransiz Ihtilali -Dünya Tarihi

    Nedenleri:

    a) Krallık Rejiminin İstibdadı: Fransa XVI. yüzyıldan beri koyu bir mutlakıyetle yönetilmekte idi. Krallar, memleketin sahibi ve efendisi sayılırdı.

    Kralın Tanrı'dan başka kimseye hesap vermeyeceği kabul olunurdu. Kral ve çevresinin , zengin ve gösterişli yaşamına karşılık, halkın sıkıntılı yaşamı, Kral'a tepki duyulmasına yol açmıştır.

    b) Sosyal Durum ( Halkın çeşitli Sosyal Sınıflara Ayrılması ) : Fransız milleti eşitsizlik üzerine kurulmuş sosyal bir yapıya sahipti. Halk, birbirlerine eşit olmayan ve başka hak ve imtiyazlara sahip bulunan ; Soylular - Rahipler - Burjuvalar- Köylüler olarak, dört ayrı sınıfa bölünmüştü.

    Soylular : Büyük toprak ve Malikane sahibi idiler.

    Devlet memurluğu ve askerlikle uğraşırlar, devlete vergi vermezlerdi. Topraklarında, köylüleri çalıştırırlardı.

    Rahipler : Arazi ve mal sahibi idiler. Din bakımından Papa'ya bağlıydılar. Devlet ve Halk üzerinde dinsel otoriteye sahiptiler. Devlete vergi vermezlerdi.

    Burjuvalar : Şehir ve kasabalarda oturan , iş ve ticaret'le uğraşan kesimdi. Aydınlar bu sınıf içinde idi. ( Doktor, Mühendis, Avukat, Tüccar, Sanatçı ) .

    Siyasal hakları yoktu. Devlete vergi verirlerdi.

    Köylüler : Halkın çoğunluğunu oluşturmakta idiler.

    Vergi verirler, askerlik yaparlar, soylu kişilerin ve rahiplerin tarlalarında çalışırlar, gerektiğinde onların angaryalarını görürlerdi. Hiçbir siyasal hakları yoktu.

    Okuma - Yazma bilmezlerdi.Ekonominin bütün yükü, vergileri bu sınıf karşılıyordu.

    c) Fransız Aydınlarının Etkisi : XVIII.yy.da Fransa'da yetişen filozoflar, düşünceleri ve eserleriyle, Fransız halkını etkilemişlerdir. Bu aydınlar içinde en etkili olanları, Monteskiyö , Volter, Didero ve Jan Jak Ruso' dur.

    Monteskiyö , "İran Mektupları " adlı eserinde, bir İranlının ağzından Fransa' daki devlet rejimini, memleket yönetimini, sosyal durumu eleştirerek, hükümetin uygulamalarını ve soyluların yaşayışlarını halka göstermeye çalışmıştır.

    " Kanunların Ruhu Üzerine " adlı eserinde, devlet rejimlerini inceleyerek, en iyi devlet rejiminin, kanunları yapan kuvvetle, yürütme kuvvetlerinin birbirlerinden ayrıldıkları rejimler olduğu fikrine ulaşmıştır.

    Volter : Felsefe, Tarih, Edebiyat, Sosyoloji, Din alanlarında eserler yazmış, eserlerinde özgürlük ve vicdan özgürlüğü üzerinde durarak, genellikle Kilise ve Papazları eleştirmiştir.

    Didero : Fransa'nın en büyük Ansiklopedist lerindendir. Fransızları kültür yoluyla yükseltmeye çalışmış, devlet yönetimini eleştirerek, rejimin değişmesi gerektiğini söylemiştir.

    Jan Jak Ruso : Düşünceleriyle, Fransız halkını en çok etkileyen düşünürdür. " Sosyal Mukavele " ( Contrat Social ) adlı eserinde; " İnsanın hür olarak doğduğunu, fakat her yerde zincire vurulmuş bulunduğunu, hakları çiğnenen insanların, bu haklarını geri almaları için, ihtilalin meşru bir araç olduğunu, hükmetme hakkının yalnız millette bulunması gerektiğini söylemiştir.

    ç) İngiltere ve Amerika'nın Yönetimlerinin Etkileri : İngiltere' de , 1688' den itibaren görülen " Meşruti Krallık " yönetimi, ve Fransızların destekledikleri Amerika'nın yönetim anlayışları (Özgürlük), Fransızları etkilemiştir.

    d) Mali Zorluklar, Vergilerin Ağırlığı : Fransız ihtilalinin en temel nedenidir. Sarayın israfları, Fransa'nın XVIII.yy.boyunca girdiği savaşlar, devletin ekonomik durumunun daha da bozulmasına yol açmış, halktan alınan vergilerin artırılmasına yol açmıştır.

    İhtilalin Başlaması ve Dönemleri :

    Fransa Kralı, XVI. Lui ' nin, halktan yeni bir vergi almak için "Etajenero" yu toplamasıyla başlayan İhtilal 5 dönemden geçmiştir.

    Üste Dön

    Dönemleri :

    1. Etajenero, Milli Meclis ve Kurucu Meclis Devri (1789 - 1791) : Etajenero' nun, 5 Mayıs 1789 ' da toplanmasıyla başlayan bu dönemde , köylü ve Burjuvaların milletvekilleriyle, soylu ve rahiplerin milletvekilleri arasında toplanma konusunda anlaşmazlık baş göstermiştir.

    Toplantıların ayrı ayrı salonlarda değil, aynı salonda yapılmasını isteyen köylü milletvekillerinin isteği , soylu ve rahip milletvekilleri tarafından reddedilmiş, bunun üzerine bir araya gelen köylü ve burjuva milletvekilleri , halkın % 96 ' sını temsil ettiklerini ileri sürerek , Etajenero' ya, "Milli Meclis" adını vermişlerdir.

    Kral' ın soylu ve rahip milletvekillerinin etkisinde kalarak ,meclise karşı zor kullanmak istemesi, ve maliye bakanı Neker' i görevinden atması üzerine halk ayaklanarak , siyasal hükümlülerin hapsedildikleri " Bastil Hapishanesi" ni basmıştır.

    Hükümlüleri kurtardıktan sonra hapishaneyi yakmış, yıkmıştır. ( 14 Temmuz 1789 )

    Bu olaydan sonra Fransız halkı silahlanmış ve İhtilale katılmıştır.

    Milli Meclis;

    Soyluların ve Rahiplerin derebeylik döneminden kalma bütün haklarına ve ayrıcalıklarına son vererek, eşitliği kabul etti.

    Yeni bir Anayasa yaparak, İnsan ve Vatandaş Hakları bildirisini ( 17 madde ) anayasa'nın başlangıcına koydu.

    Yaptığı , yeni Anayasa nedeni ile Milli Meclise, Kurucu Meclis ( Assamblée Constituant) adı verildi.

    Kurucu Meclis : Çalışmaları ;

    Fransa Meşruti bir krallık olmuştur.

    Kanunları yapma yetkisi meclise, yürütme görevi kralın seçeceği Bakanlar Kurulu'na bırakılmıştır.

    Kral' a kanunları veto hakkı tanınmıştır.

    Kralın kaçma girişimi üzerine Cumhuriyet'in ilan edilmesini isteyenlere katılmamış, Kral'a Anayasa'ya sadık kalacağına dair yemin ettirmiştir.

    Üyelerinin hiçbirisinin, yeniden seçilmemesi koşuluyla kendini dağıtmıştır. ( 30 Eylül 1791 )

    2. Meşruti Krallık Meclisi Devri ( 1791-1792 ) : Bu dönemde, yeni anayasadan memnun olmayan halk ve Cumhuriyetçiler, Paris'te büyük bir gösteri yapmışlar, kraldan yana olan Paris Belediye Meclisini dağıtarak " Komün" denilen Belediye Meclisini kurmuşlardır.

    Kralın oturduğu "Tüilöri Sarayı" na yürümüşler, sonuçta Kral tahttan indirilerek, ailesiyle birlikte hapsedilmiştir. Meşruti Krallık Meclisi' nin dağılması üzerine, Ülke yönetimi " Komün " ün eline geçti. 1791 Anayasa'sı yürürlüğünü kaybetti.

    3. Milli Konvensiyon Meclisi Devri ( 1792-1795) :

    Cumhuriyet ilan edilmiş ancak Cumhurbaşkanı seçilememiştir.

    Mecliste; Jirondenler ( İllerden seçilmiş milletvekilleri) , Montanyarlar ( Paris Milletvekilleri ) , Mutediller ( Meclisin ortasında oturanlar-Kararsızlar) olmak üzere üç parti oluşmuştur.

    Jirondenler ; İhtilalle kazanılan hakların kan dökülmeden yürütülmesini ve uygulanmasını, Montanyarlar ; Cumhuriyetin ve kazanılan hakların kan dökülerek ve şiddetle korunmasını istemişlerdir.

    Jirondenlerin yönetimi ele geçirme çabası sonuç vermeyince, Montanyarlar'la arası açılmıştır.

    Kral ve Kraliçe yargılanarak idama mahkum edilmişlerdir.

    " Devrim evlatlarını yer " kuralının işlediği dönemdir.

    İhtilalin etkili isimlerinden Danton ve Robespiyer idama mahkum edilmişlerdir. "Genel Kurtuluş Komitesi " ve " İhtilal Mahkemeleri " kurularak , haklı-haksız binlerce kişi öldürülmüştür.

    Meclis tarafından Komite ve İhtilal Mahkemeleri ne son verilmiş, Konvensiyon meclisi yeni bir Anayasa yaparak kendini dağıtmıştır.

    4. Direktuvar Devri ( 1795-1799 ) :

    Devletin rejimi Cumhuriyettir.

    " Beşyüzler Meclisi " ve " İhtiyarlar Meclisi " olarak iki meclis oluşmuştur.

    Kanunları yapmak, Beşyüzler meclisinin, onaylamak İhtiyarlar Meclisinin görevidir. Yönetimi iki meclisin belirleyeceği 5 kişiden oluşan Beş Direktör yapacaktı.

    İçte kralcılar ve rahiplerle, dışta Avusturya-Prusya-Hollanda ile yapılan savaşlarla uğraşılmıştır.

    Napolyon, Mısır başarısızlığı üzerine Fransa'ya geri dönmüş, bu yönetime karşı olanlarla birleşmiş, Beşyüzler Meclisi toplantı sırasında iken meclisi askeri kuvvetlerle basarak üyelerin hepsini tutuklatmıştır.

    Bu gelişmeler üzerine İhtiyarlar Meclisi kendini dağıtmış, böylece Direktuvar devri sona ermiştir.

    5. Konsüllük Devri (1799-1804) :

    Anayasa'nın yeniden yapılması için iki komisyon kurulmuş, yürütme ve yönetme işlerine bakmak için de üç kişiden oluşan, Konsül seçilmiştir. Konsülün birinci kişisi Napolyon Bonapart' tı.

    Napolyon ' un yazdığı Anayasa'ya göre üç konsül ülkeyi on yıl yönetecekler, kanunları Senato ve Tribuna adlarıyla anılan meclisler yapacaktı.

    Meclis üyelerinden birisinin, Napolyon'un İmparator olmasını önermesi üzerine halkoyuna gidilmiş, Napolyon İmparator seçilmiştir. Böylece Konsüllük devri sona ererek I.İmparatorluk dönemi başlamıştır.

    Fransız İhtilali'nin Sonuçları :

    Dünyada yeni bir devlet rejiminin ( Demokrasi ) doğmasına yol açmıştır.

    Mutlak krallıkların yıkılabileceği görülmüştür.

    Milliyet, eşitlik, özgürlük, adalet, kardeşlik gibi kavramlar dünyaya yayılmaya başladı.

    Milliyetçilik akımı dünyada etkili olmuş, çok uluslu yapıdaki imparatorlukların parçalanmasına yol açmıştır.

    İnsan hakları kavramını geliştirmiştir.

    Getirdiği ve dünyayı etkilediği evrensel düşüncelerden dolayı yakınçağın başlangıcı kabul edilmiştir.

    Osmanlı Devletine Etkileri :

    Osmanlı Ülkesindeki Azınlıklar arasında, özellikle Milliyetçilik akımı çok etkili olmuş ve İmparatorluğun parçalanmasına ve sonuçta yıkılmasına yol açmıştır.

    İhtilal sonrası dünyaya yayılan yeni düşünceler Osmanlı aydınları arasında da etkili olmuştur.

    Tanzimat'ın ilanında, yeni Osmanlıların ortaya çıkmasında, Kanun-i Esasi' nin hazırlanmasında bu etkiler görülür.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Fransız Diyeti
    Konu Sahibi MiRa Forum Diyet
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Ocak.2017, 18:06
  2. Gaziantepspor'a Fransız stoper
    Konu Sahibi öCüK Forum Süper Lig
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Ocak.2016, 19:50
  3. Fransız Atasözleri
    Konu Sahibi katherinapetrov Forum Yabancı Atasözleri
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 24.Ekim.2014, 23:09
  4. Fransız Öpücüğü
    Konu Sahibi BanderaS Forum İlginç Olaylar ve Yazılar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 27.Haziran.2014, 15:12
  5. Fransız ihtilalin Sonuçları Kısaca
    Konu Sahibi PySSyCaT Forum Osmanlı Tarihi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Haziran.2014, 22:38

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
istanbul escort bayan escort istanbul ankara escort ankara escort ankara escort eryaman escort Goldenbahis canlı bahis> Truvabet canlı bahis siteleri güvenilir bahis siteleri bonus veren siteler deneme bonusu bitcoin Ngsbahis Betcup Betgram Bonus Veren Siteler